1 Ağustos 2015 Cumartesi

Hayallerimiz Gemi oldu...

Yıllardır birer atlet gibi koştuk durduk.Bu benzetmeyi yapıyorum çünkü farkımız yok. Bitişlere yaklaşacağımız zaman hızımızı arttırdık tempomuzu. Sonuç koca bir hüsran peki bu hüsranı biz mi yarattık. Biz o kadar koştuk yıllarımızı verdik. Önümüze önce 120 tane soru koydular.Sonra 80. Sonra dediler ki 200 sorunun hepsini yaparsan 50 puan alırsın. Eee diğer elli puan. O da diğer 50 soruluk bir sınava bağlandı.Sayısız hayaller kuruldu koşarken bi yandan. Az mı ağzımızda kalemimizi ısırıp dalıp giderken bulmadık kendimizi. Sonra sınavlar bitti Daha akşamında YANLIS SORULAR gündemi sarsmaya başladı. Aklım almıyor 16 yıl boyunca bizi koşturanlar nasıl olur da böyle bir sınavda böyle hatalar yapabilirler. Benim düşünceme göre bu soruyu hazırlayan kişilerin bizden çok daha fazlasını bilip hata yapmamaları lazım. Lakin biz girenler itirazlarla onların yanlışlarını düzeltiyoruz. Sonra ortalık koca bir muamma ya dönüşüyor... Emeklerimize yazık oluyor.Gemiler yapıyoruz hayallerimizden.Akan suya bırakıyoruz hayallerimizi,izliyoruz arkasından gemilerin nereye gittiğini suyun nereye götürdüğünü bilmeden...Ama gücümüz yetmiyor ki bazı şeylere hayatta...

Eğitimde siyasi ideoloji olmaz...

İnsan da ne heves bırakıyorlar ne de istek... Yanlış anlamayın amacım kesinlikle siyaset yapmak değil zaten egitim de siyaset olmaz. Baktığımızda zaten eğitim kurumlarımıza geçmişten beri siyaset yapıldığı için bu durumdayız. Atanamayan öğretmen sayısı her geçen yıl biraz daha artıyor ve artmaya da devam edecek. Atamalar yapılacak ve bir kesim hep memnun bir kesim memnun olmayacak. Aslına bakarsak işin yıllardır bu iş böyle yürümedi mi A ideolojisi geldi iktidara belli bir kesimde atamaları yaptı belli bir kesimde öğretmen sayısını arttırmaya çalıştı. Sonra B partisi geldi o da kendine uyanı yaptı. Sonuç eğitim sistemimiz oyuncak oldu...